:: English Site
 

Uykunuzu Degerlendirin
Uyku Bozuklukları
Horlama & Uyku Apnesi

 

 UYKUNUZU DEĞERLENDİRİN  

  1. Sabahları uyandığınızda kendinizi yorgun hissediyor musunuz?
  2. Gün içinde yorgun ve uykulu oluyor musunuz?  
  3. Uykuda sıklıkla horluyor musunuz?
  4. Uykuda nefesiniz duruyor mu?  
  5. Uyku esnasında nefes alamama, boğulma hissi ile uyanıyor musunuz?  
  6. Uyandığınızda ağız kuruluğu, başağrısı hisseder misiniz?
  7. Uykuda bacaklarınızda uyuşma hissi var mı? Veya bacaklarınızda ritmik hareketler hissediyor musunuz?  
  8. Uykuya dalmada veya uykunuzu devam ettirmede zorluk çekiyor musunuz?  
  9. Gün içinde zaman zaman kontrolsüzce uykuya dalıyor musunuz?  
  10. Gün içinde hafızanızda ve dikkatinizde azalma hissediyor musunuz?
  11. Uykuda dişlerinizi gıcırdatıyor musunuz?  
  12. İşte veya okulda yaptığınız işe konsantre olmakta zorlanıyor musunuz?  
  13. Uyandığınızda midede yanma veya ağzınızda kötü bir tat hissediyor musunuz?

Eğer yukarıdaki sorulardan bir veya daha fazlasına ‘Evet' diyorsanız tanınması ve tedavi edilmesi
gereken bir uyku bozukluğunuz var demektir.

UYKU BOZUKLUKLARI

Yeterli miktarda uyku herkes için çok önemlidir ve yaşamın en önemli fizyolojik olayı olan nefes alıp verme gibi uyuma da hayatın temel öğelerindendir. İnsan ömrünün yaklaşık üçte biri uykuda geçmektedir. Pek çok insan yaşam tarzı nedeniyle uyku bozuklukları ile karşı karşıyadır. Uyku bozukluklarıyla ilgili en son yapılan sınıflandırmada 84 farklı çeşit sıralanmıştır. Genel olarak insomnia, narkolepsi, huzursuz bacak sendromu, uyku apnesi gibi rahatsızlıklar uyku bozuklukları grubunda en sık görülenlerdir. Uykusuzluk, uykuya dalma ve sürdürme güçlüğü, gündüz aşırı uykulu olma hali ve horlama en sık karşılaşılan sorunlardır.

 

İnsomnia; oldukça sık görülen bir rahatsızlık olup öğrenilmiş ve kronikleşmiş uykusuzluk olarak bilinir. Uyuyamama korkusu , uykusuzluğu daha da tetikler. Kişi uykuya dalma veya uykusunu sürdürmede zorluk yaşar. Psikolojik faktörler(stres vs..), çeşitli uyarıcılar( kafein, nikotin, ilaçlar vs..),alkol, inaktivite, çevresel faktörler, kazanılmış alışkanlıklar, sağlık problemleri ( reflü, ağrı vs..)insomnianın sebepleri arasında sayılmaktadır.

Narkolepsi; gün içinde, uygunsuz zamanlarda uykuya eğilimli olmak, aşırı uykulu olma hali olarak tanımlanır. Genetik faktörler ve bazı virüslerin bu hastalığa neden olabileceği söylenmektedir.

Huzursuz Bacak Sendromu; bacaklarda kişinin uykuya dalmasını engelleyen rahatsız edici bir duygu ile karakterize olup, kişi bu duygudan kurtulmak için bacaklarında sürekli hareket etme ihtiyacı hisseder, böylece uykuya dalmada gecikme olur.

Uyku Apnesi; horlama ve uykuda solunumun zaman zaman durması ile kendini gösteren, sabahları başağrısı, ağız kuruluğu, yorgun uyanma, gün içinde uyuklama nöbetleri ile karakterize bir klinik tablodur.

Uyku bozukluklarında uykuyu etkileyen hastalıklar, sadece uykunun kendisine ait olan bozukluklar, uykuda ortaya çıkıp uyanıklık fonksiyonlarının bozulmasına neden olan hastalıklar gibi geniş bir grup incelenir. Bu inceleme başta nöroloji, göğüs hastalıkları, KBB ve psikiyatri olmak üzere diğer birçok bölümlerin de multidisipliner yaklaşımını gerektirir.

Uyku bozuklukları ne gibi rahatsızlıklara yol açar?

Herkes yeni bir güne uykusunu yeterince almış, enerji dolu, dinlenmiş olarak başlamak ister. Ancak uykusuzluk uzun sürdüğü zaman kişinin bağışıklık sistemi bozulur, vücudu enfeksiyonlara karşı daha duyarlı hale gelir, sonuçta kişinin günlük performansı olumsuz yönde etkilenir. Aşırı endişeli olma, yorgunluk, bitkinlik ve konsantrasyon bozuklukları en sık görülen belirtilerdir .Dikkat ve konsantrasyon eksikliğine bağlı iş yerinde ve trafikte kazalar ortaya çıkabilir. Ayrıca horlama , uykuda soluk kesilmeleri ve gündüz aşırı uykulu olma haliyle kendini gösteren uyku apnesi de hayati tehlike yaratma potansiyelinden dolayı üzerinde önemle durulması gereken bir rahatsızlıktır. (Apne; en az 10 saniye süre ile ağız ve burundan hava akımının durmasıdır.)

HORLAMA

Horlama erişkin populasyonun %30 unu etkileyen bir durum olup uzun yıllar alay konusu olmuştur.Ancak horlama gülerek geçiştirilecek bir durum değildir.Yüksek sesli horlama; uyku apnesi denilen oldukça ciddi bir rahatsızlığın belirtisi olabilir.

Horlama nedir? nasıl oluşur?

Horlama; üst solunum yollarının yumuşak damak, küçük dil( uvula) gibi titreşebilen bölümlerinde , hava akımının kısıtlanması sonucunda oluşan titreşimin çıkardığı sestir. Yumuşak damak, küçük dil ve bademcikler uyku sırasında gevşeyerek hava yolunda kısmi bir daralma meydana getirirler. Bu daralmanın şiddetine göre horlamanın şiddeti ve hastadaki belirtiler de değişir. Horlayan kişilerde aşağıdaki problemlerden bir veya birkaçı birlikte olabilir.

•  Üst solunum yollarını daraltan problemler; sinüzit, alerjik nezle, polipler, burunda kemik ve kıkırdak dokudaki eğrilikler vs..

•  Geniz eti ve bademciklerin büyük olması; çocuklarda horlamanın en sık sebebidir.

•  Dil ve boğaz kaslarının gerginliğinin azalması; bu durum özellikle alkol veya sakinleştirici ilaç alan kişinin uykusunda kas kontrolünün azalmasıyla ortaya çıkar.

•  Yumuşak damak ve küçük dilin aşırı büyümesi ve sarkması.

Horlama ne zaman araştırılmalıdır?

Horlama uyku apnesinde görülen temel yakınmadır ve tüm uyku apneli hastalarda görülür. Ancak her horlayan kişide uyku apnesi yoktur. Aşırı yorgunluk, fazla alkol veya sakinleştirici ilaç sonrası görülen basit horlama veya sadece sırtüstü yatıldığında ortaya çıkan pozisyonel horlamada durum sadece sosyal bir olay olarak görülmemeli, bu kişiler mutlaka uyku apnesi açısından değerlendirilmelidir . Tıkayıcı uyku apne sendromunda horlama ve apne nöbetleri birbirini takip eder ve gürültülü bir horlama görülür. Bu durum horlamada olduğu gibi eşler ve / veya ev halkı tarafından bildirilir. Uykuda tekrarlayan apne nöbetleri sonucu uyku ya yüzeyelleşir ya da kişi uyanır, böylece uyku yapısı bozulur, kişi sabahları başağrısı, sersemlik hissi ile dinlenememiş olarak uyanır. Horlaması olan kişiler uyku apnesi yönünden sorgulanmalı ve mutlaka bir Kulak Burun Boğaz Uzmanı tarafından muayene edilerek gerekli incelemeler ve araştırmalar yapılmalıdır.

Uyku apnesinden dolayı sağlığım ne gibi riskler altındadır?

  • Yüksek kan basıncı, beyin kanaması riskinde artma
  • Kalp krizi riskinde artma
  • Kalpte ritm bozuklukları
  • Epileptik nöbetlerde şiddetlenme
  • Çocuklarda büyüme geriliği
  • Uykusuzluk nedeniyle gün içinde karşılaşılabilecek kazalar

 

Uyku apnesinin belirtileri nelerdir?

  • Yüksek sesli horlama
  • Horlamayla birlikte soluk kesilmelerinin olması, boğulma, zorlukla soluma nöbetleri
  • Günboyu uyuklama
  • Günlük aktivitelerde dikkat, hafıza ve ilgide değişiklikler olması
  • Huzursuzluk ve /veya depresyon
  • Kişilik değişiklikleri
  • Sabah başağrıları, yorgun uyanma

Uyku apnesi yönünden kimler risk altında?

Üst solunum yolunu daraltan veya üst solunum yolu kaslarının tonusunda azalmaya neden olan her türlü rahatsızlık tıkayıcı uyku apnesi sendromuna neden olabilir.

  • Erkekler kadınlara göre 2 kat daha fazla riskli
  • Şişman kişiler
  • Burun tıkanıklığı olan kişiler
  • Büyük bademcikleri (tonsil) olan erişkinler ve çocuklar

Uyku apnesi nasıl teşhis edilir?

Kişiden , eşlerden ve / veya ev halkından ayrıntılı bir öykü alınarak , Kulak Burun Boğaz Uzmanı tarafından yapılan muayeneyle üst solunum yolları değerlendirilir . Böylece burundan ses tellerine kadar tıkanıklık yapan rahatsızlıklar belirlenerek, uygun tedavi planlanır. Uyku hastalıklarının ciddiyet derecesinin saptanması, doğru ve etkin bir tedavinin planlanması için uykunun objektif olarak değerlendirilmesi gerekir. Bunun için gece boyunca yapılan uyku testine ; polisomnografiye gereksinim vardır. Bu testte; hastaların ciltlerine bağlanan elektrotlar yardımıyla uyku sırasındaki beyin dalgaları, kalp atımları, kas gerginliği, kandaki oksijen miktarı, solunum düzeni gibi veriler kaydedilir. Sonuçlara göre hastaların tedavileri düzenlenir.

Çocuklarda Uyku Apnesi nasıl anlaşılır?

Anne ve babalar çocuklarında görülen uyku problemlerini bir hastalık olarak görmedikleri için tanı amacıyla doktora getirmezler. Çocuklarda horlama, uykuda soluk kesilmeleri, sabahları uyanma zorluğu , dikkat eksikliği, gündüz performans düşüklüğü, bazı fiziksel aktivitelerde gerileme gibi birtakım belirtiler görüldüğünde ailelerin mutlaka doktora başvurmaları gerekmektedir. Çocuklarda uyku apnesinin en sık görülen nedeni geniz eti ve bademcik büyümesidir.Erişkinlerde horlama nöbetleri genellikle apne nöbetleri ile kesilirken, çocuklarda horlama süreklidir. En belirgin yakınma çocuklarda davranış bozuklukları, gelişme geriliği ve okul başarısındaki sorunlardır.Çocuklarda gündüzleri de var olan ağız solunumu yaygındır.Cerrahi tedavi başarı oranı çocuklarda daha yüksektir. Son yıllarda geniz eti ve bademcik ameliyatları sebepleri arasında tıkayıcı uyku apnesi de sıklıkla yer almaktadır.

Uyku apnesi nasıl tedavi edilir?

Tedavinin ne olacağı hastalığın derecesine, tedavi sonucundaki beklentilere ve varolan tıbbi koşullara bağlıdır. Her hasta ayrı ayrı değerlendirilerek değişik tedavi yöntemlerinden uygun olanlar planlanmalıdır. Her hasta için tek bir tedavi yeterli olmayabilir.

  • Medikal tedavi; üst solunum yollarındaki hava akımına karşı direnci arttıran enfeksiyonların tedavisinde (allerjik nezle, sinüzit vs. )uygulanır.
  • CPAP: Yüksek maliyetli bu terapi şeklinde kişi uyurken buruna yerleştirilen bir maskeyle hava yoluna basınçlı hava veriliyor.Bu basınçlı hava , havayolunun açık kalmasını ve kişinin normal nefes almasını sağlıyor.
  • Ağız içi uygulamalar; çeneyi, dili ve yumuşak damağı öne doğru getiren ve hava yolunu açmak için geliştirilen cihazlar bazı apne vakalarına yardımcı olabiliyor.
  • Cerrahi tedavi ; üst hava yolundaki bozuklukları düzeltmeye yönelik cerrahi prosedürler vardır. Büyük bademcik veya geniz eti, burun polipleri, burun içi et (konka) büyümesi, kemik kıkırdak dokudaki eğrilikler, çene veya yumuşak damaktaki bozukluklar vs. Bu rahatsızlıklara yapılabilecek cerrahi prosedürlerin gerekliliği açısından Kulak Burun Boğaz Uzmanı tarafından muayene olmanız gerekir. Günümüzde Radyofrekans dalgaları veya Lazer ile yapılan cerrahi yöntemlerde yumuşak damaktaki dokular yeniden şekillendirilerek, dokularda gerginlik sağlanıyor. Cerrahi tedavinin etkilerinin görülme zamanı kişiden kişiye değişmektedir.
  • Öneriler; uyku hijyeniyle ilgili olan bu öneriler kişinin yaşam koşullarında önemli değişiklikler yapılmasını ve bunun sürekli olmasını gerektirir.

DÜZENLİ UYKU HİJYENİ İÇİN ÖNERİLER

  Mevcut uyku bozukluğunu kötüleştiren nedenlerin ortadan kaldırılması ve uyku hijyeninin düzenlenmesi için aşağıda belirtilen öneriler konusunda kişiler uyarılmalıdır.

  • Yatmadan 4 saat önce alkollü ve kafeinli içecekler almayın.
  • Gece uyku saatine yakın nikotin kullanımından sakının.
  • Yatmadan önce sakinleştirici ilaçlar, antihistaminikler almayın.
  • Ağır yiyeceklerden kaçının, hafif yemekler yemeyi tercih edin.
  • Düzenli olarak günlük egzersiz yapılmalı ancak yatış zamanından 6 saat öncesine kadar ağır egzersizlerden kaçının.
  • Yatmadan önce hafif bir yemek, ılık bir duş sağlıklı bir uykuya yardımcı olur.
  • Yatak odasının karanlık ve sessiz olmasını sağlayın, yatak odasında aşırı ısıdan kaçınılmalı.
  • Sadece kendinizi uykulu hissettiğinizde uyumaya çalışın.
  • Hergece aynı saatte yatmaya özen gösterin.
  • Sırtüstü yerine yan yatmaya alışın.
  • Eğer uykuya dalmakta veya uykuyu devam ettirmede güçlük çekiyorsanız yatak odasından çıkın, kitap okumak , müzik dinlemek gibi hafif aktivitelerle meşgul olun.
  • Yatak odası dışında başka bir yerde uykuya dalmayın, sadece uykunuz geldiğinde yatak odasına girin.
  • Yatak odanızı oturma odası ( kitap okumayın, tv izlemeyin) gibi kullanmayın.
  • Yataktan kalkma zamanınız; hafta sonları ve çalışmadığınız günlerde bile düzenli olmalıdır.
  • Uyku öncesinde sizi rahatlatan günlük alışkanlıklar edinin ve bunları tutarlı bir şekilde devam ettirin. Kitap okumak, egzersiz yapmak, müzik dinlemek gibi aktiviteler için günlük programınız olsun .
  • Gündüzleri uyuklama yapmayın.

Sonuç olarak…………..
Horlamam var diyerek bu sorununuzu geçiştirmeyin, bu sorununuzu ciddiye alın. Unutmayın ki horlama; başka hastalıkların bir uyarıcısı olabilir.

Op. Dr. F.Aydan Ertürk
Kulak Burun Boğaz Uzmanı

 
:: İletişim :: Site Haritası :: Medart'a Ulaşın
Copyright © 2005-2006 MedArt Tıp Merkezi