:: English Site
 

KIRIK, ÇIKIK, BURKULMALAR VE İLK YARDIM

 

Günlük hayatımızın akışı içinde karşılaşabileceğimiz ortopedik acil sorunlardan olan kırık, çıkık ve burkulmaların tanımlanması ve tıbbi ekip ve ekipman kullanmadan yapılabilecek ilk yardımın prensiplerinin bilinmesi gereklidir.
Kırık kemik bütünlüğünün bozulmasıdır.Bu basit bir kırık olabildiği gibi parçalı bir kırık şeklinde de olabilir. Kırıklar kemiğin herhangi bir yerinde olabildiği gibi eklem yüzeyinde de olabilir.
Çıkıklarda eklem bozulmuştur. Böylece kemik uçları birbirleri ile temas etmezler. Eklemi destekleyen bağ(ligament) ve kapsülü yırtılmıştır.
Burkulmalarda ise eklemi destekleyen bağları bir kısmı ve kapsül gerilmiş veya zedelenmiştir. Eklemde kısmen yada geçici olarak çıkmış olabilir. Travma sonrası eklem yüzeyleri yerine gelmiştir ve kalıcı çıkık yoktur. Burkulmalar, ligamentlerin ne kadar yaralandığına bağlı olarak hafif yada ciddi olabilir. Ciddi burkulmalarda eklem bağ ve kapsülündeki hasar çıkıklardaki kadar fazla olabilir.
Kas lifi kopmasında, kasın gerilmesi yada yırtılması bağlı olarak kas yaralanması vardır. Bu yaralanmalarda bağ ve kapsül yaralanması yoktur.
Kırık ve çıkıklara neden olan güçler; direkt darbeler, indirekt güçler, büken güçler veya yüksek enerjili güçler olarak kas ve kemik yaralanmalarına neden olabilirler. Kırıklara en çok direkt darbeler neden olur. Direkt darbeye bağlı olarak kırık gücün geldiği yerde olur. Örnek diz üstüne düşme sonucu diz kapağı kemiğinin kırılmasıdır. İndirekt darbelere bağlı yaralanmalarda; gücün uygulandığı yerin uzağında kas yada kemik yaralanması vardır. El üzerine düşüldüğünde kol kemiğinin kırığının olması buna örnektir. Ayağın, kayak yaparken yada futbol oynarken, düşme sırasında sabit kalması sonucu yaralanması bükücü güçlerin etkisi ile olan yaralanmalar örnektir. Yüksekten düşmelerde, araba kazalarında, ateşli silah yaralanmaları ve benzeri durumlarda görülen yüksek enerjili yaralanmalarda kemik sisteminde, etrafındaki yumuşak dokularda ve korudukları önemli iç organlarda ciddi hasarlar görülebilir. Fakat bütün kırıklar büyük güç uygulanmasını da gerektirmez. Kemiği zayıflatan küçük bir güçle kırılabilecek hale getiren osteoporoz yada kemik yıkımına neden olan diğer hastalıklara bağlı olarak da kemikler kırılabilir. Basit bir düşme, hafif bir burkulma, hatta kas kasılmaları bile osteoporozlularda kırıklara neden olabilir. Bu nedenle hafif bir travma bile geçirmiş olsa yaşlılarda çok dikkatli olunmalıdır.

KIRIKLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ :

Kırığın değerlendirmesinde ilk yapılması gereken üstteki deri ve yumuşak dokunun durumunun değerlendirilmesidir. Buna göre kırıklar açık ve kapalı kırıklar olarak sınıflandırılırlar. Derideki lezyonun büyüklüğüne bakılmaksızın derinin bütünlüğünün bozulduğu bütün kırıklar açık kırıktır. Kapalı kırıklarda ise kemik uçları deriyi delmemiştir ve kırık bölgesine yakın herhangi bir yara yoktur. Açık kırıklar kapalı kırıklardan daha ciddidir. Açık kırıklarda, kırık uçları dış ortama açılarak kirlenmiştir ve enfekte olabilirler. Ayrıca açık kırıklarda daha fazla kan kaybı olur.

Kırıklar, kırık uçlarının birbirlerine olan durumlarına göre de tanımlanırlar. Deplase kırıklarda deformasyon vardır. Tanısı kolaydır. Deformasyonun olmadığı Nondeplase kırıklar atlanabilir ve sadece burkulma sanılabilir. Film çekilmeden tanısı zordur.

Yaralamış ve kas kemik ağrısından yakınan bir kişide kırık olabileceğinde şüphelenilmelidir. Kırıklara ait yedi bulgu vardır. Bu bulgulardan birinin bulunması kırık şüphesi için yeterlidir;

1.Deformasyon: Kol ve bacak anormal bir şekilde duruyordur. Kısalma, açılanma veya eklem olmayan bir yerden dönme olabilir. Deformite sağlam olan karşı taraf kol ve bacakla kıyaslanmalıdır.

2.Hassasiyet:Hassasiyet hasarın olduğu yerdedir. Parmak ucu ile okunularak bu nokta bulunabilir. Kırığın güvenilir göstergelerinden biridir.

3.Kol yada bacağı kullanamama: Hareket ağrıya neden olduğundan kırığın olduğu vücut bölümü yaralanan kişi tarafından koruma amaçlı olarak kullanılmaz. Ancak kol yada bacağı kullanabilmek orada kırık olmadığını göstermez.

4.Şişme ve ekimoz(morarma):Kırıklarda her zaman çevre yumuşak dokularda şişme ve morarma vardır. Yaralanma sonrası kırık bölgesindeki zedelenen damarlardan ve kırık uçlarından gelen kana bağlı olarak gelişir. Şişlik ve kanama kırığa özel değildir. Başka tür yaralanmalarda da olabilir. Şişme kırığa bağı deformiteyi maskeleyecek kadar çok olabilir.

5.Kırık uçlarının açıkta olması: Yaranın dibinde görülen yada deriden çıkan kemik uçlarının görülmesi kırığın bariz bulgusudur.

6.Çıtırtı sesi(krepitasyon): Kırık uçlarının birbirlerine sürtünmesi sonucu çıtırtı hissedilir yada duyulur.

7.Yalancı hareket: Normalde olmaması gereke yerde hareket varlığı kırık belirtisidir.

İlk beş bulgu olay yerinde kırığı belirleme bulgularıdır. Son iki bulgu vücut hareket ettirildiğinde bulunur.

ÇIKIKLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ:

Eklem çıkıklarında, bağ ve kapsül yaralanmalar çok ciddidir, eklem yüzeyleri tamamen birbirinden ayrılmıştır. Kemik uçları değişik pozisyonda kilitlenmiştir. Herhangi bir hareket hem çok güç hem d çok ağrılı olur. Çıkmaya en yatkın eklemler; parmak, omuz, dirsek, kalça ve ayak bileği eklemleridir. Çıkık bir eklemde beş bulgu ve belirti görülür;

1.Eklemde belirgin deformite

2.Eklem bölgesinde şişme

3.Eklemde istirahatte de olan hareketle de şiddetlenen ağrı

4.Eklemin normal hareketinin tamamen kaybı

5.Dokunmakla eklem etrafında hassasiyet

BURKULMALARIN DEĞERLENDİRİLMESİ:

Burkulma, eklem normal hareket sınırının ötesine bükülür veya gerilirse gelişir. Bu zorlama sonucu kapsül ve bağlarından bir kısmı gerilir yada yırtılır. Eklem yaralanması olduğundan kısmi çıkık olarak değerlendirilebilir. Kemik uçlar tamamen birbirinden ayrılmadığı için, uygulanan güç kalkınca yine eski yerine gelebilir. Bu nedenle çıkılarda görülen şiddetli ağrı burkulmalarda görülmez. Burkulmalar her eklemde görülebilirken sıklıkla ayak bileği ve dizde görülür. Üç bulgusu vardır;

1.Hassasiyet:Yaralanan bağlara parmakla dokunulduğunda hassastır. Kırık bölgesinde görülen hassas noktaya benzerdir.

2.Şişme ve morarama(ekimoz): Burkulmada yırtılan damarlara bağlı olarak meydana gelir.

3.Kol yada bacağı kullanamama: Oluşan ağrı nedeni ile kişi burkulan eklemini kullanmaz.

Dikkat edilirse burkulma bulguları ile kırık bulguları ile aynıdır. Bazen nondeplase kırığı burkulmadan ayırt etmek çok zordur. Önemli olan, yaralanma burkulma gibi görünse de kırık olabileceğini hatırlamaktır. Olay yerinde kırığa,çıkığa ve burkulmaya yaklaşım aynıdır. Kesin tanı ve tedavi acil bölümü değerlendirmesini gerektirir.

Kırık, çıkık ve burkulmalarda kişinin geçirdiği travmaya bağlı olarak hayati fonksiyonlarının da bozulmuş olabileceği düşünülmeli, bilincinin durumu ve kanamasının olup olmadığı kontrol edildikten sonra kas ve kemik yaralanmasına yoğunlaşılmalıdır.

Hastanın hayatı tehlikede değilse, kişi taşınmadan önce her kırık, çıkık ve burkulma atellenmelidir. Atel kırık kemiklerin, çıkık eklemin veya yaralı yumuşak dokunun hareketini önler ve ağrıyı azaltır, hastanın naklini kolaylaştırır, kemik uçlarının çevre yumuşak dokuları, damar ve sinirleri hasara uğramasına mani olur. Atel yaralı organın hareketini önleyecek herhangi bir maddeden yapılabilir.Olay yerinde kolaylıkla temin edilebilecek tahta, plastik, katlanmış kartondan yapılan ateller hazırlanabilir. Atel olarak kullanılacak materyelin iç kısmına eşit olarak yumuşak madde yerleştirilir. Atel kol yada bacağın veya onların uzantılarının alt yada ya kısımlarına uygulanır, sağlam ve sıkmayan bantlarla sarılır.

Hastanın nakli; izole üst ekstremite yaralanmalarında yatar pozisyondan çok yarı oturur pozisyonda daha uygundur. Alt eksremite yaralanmalarında ise hasta sırt üstü yatmalı, bacakda şişmeyi azaltmak için kalp seviyesinin biraz üzerindeki bir seviyeye kaldırılmalıdır. Yaralı ekstremitenin sedyeden sarkmaması gerekir ve düşmemesi dikkat edilmelidir.

Şişme yaralı bölgeye soğuk uygulanarak da azaltılabilir. Soğuk direkt cilde ve diğer dokulara uygulanmamalıdır. Atel uygulanmış bir bölgeye de soğuk uygulamanın önemli bir etkisi olmaz.

Kas ve kemik yaralanmalarında çok acil hastaneye ulaştırma gereği çok nadirdir. Pansuman ve atellemeden sonra güvenli nakil sağlanmalıdır.

Op.Dr.Semih Ferhat

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı

 

 
:: İletişim :: Site Haritası :: Medart'a Ulaşın
Copyright © 2005-2006 MedArt Tıp Merkezi