:: English Site
 

AĞRI:

Ağrının insanlığın en eski sorunlarından biri olduğunu söyleyebiliriz. Ağrıya ve tedavisine ilişkin yazılı kaynaklar antik çağlara kadar uzanmaktadır. Günümüzde de , hastaların doktora gitmesine neden olan yakınmaların başında ağrı gelmektedir.

Ağrı nedir?

Vücudumuzun herhangi bir sisteminde ya da bölümünde gelişen , yapısal ya da fonksiyonel bir bozukluk sonucu ortaya çıkan bir rahatsızlık duygusudur. Ağrı, rahatsız edici bir his olmasının ötesinde, birçok vücut sistemini di olumsuz yönde etkiler. Bağışıklık sistemini etkileyebilir, iyileşmeyi geciktirebilir.

Ağrı akut yada kronik olabilir. Akut ağrı , vücuttaki bozukluğa dikkat çekerek daha fazla zarar vermesini engellemeyi amaçlayan uyarıcı bir sinyaldir. Burkulma, yaralanma yada bir ameliyatın sonucu olarak ortaya çıkabildiği gibi, herhangi bir hastalığın belirtisi olarak da ortaya çıkabilir. Akut ağrı genellikle , neden olan hastalığın yada travmanın iyileşme süreci içinde kendiliğinden geçer. Ağrının şiddeti ve sıklığı, yalanma veya hastalığın ağırlığıyla paralel seyretmez, kişiden kişiye farklılıklar gösterir.

Ağrıya neden olan hastalığın tedavi edilmesine rağmen, ağrı düzelmezse ve uzarsa (6 haftadan fazla) artık, vücudu korumayı amaçlayan uyarıcı bir sinyal görevi taşımaz. Bu tip ağrılar kronik ağrı olarak adlandırılırlar ve başlı başına bir hastalık olarak kabul edilirler. Kronik ağrı hastaya verdiği ıstırap dışında, depresyon, yorgunluk, vücut gerginliği gibi başka sorunları da beraberinde getirir. Hem hastayı hem de yakın çevresini olumsuz etkiler. Bu dönemde kronik ağrının giderilmesi ya da azaltılması için bir ağrı merkezine başvurmak yararlı olur.

En sık rastlanan bazı kronik ağrı sendromları şunlardır:

Baş Ağrısı;

Baş ağrısı uygar insanın en büyük problemlerinden birisidir ve her gün milyonlarca insanı etkilemektedir. Bu ağrı çok hafif ve sadece rahatsız edici olabileceği gibi günlük aktiviteleri etkileyip hastayı yatağa düşürecek kadar şiddetli de olabilir. Baş ağrısı genellikle birden fazla etkene bağlı olarak ortaya çıkar. Ağrının nedeni migren veya yüksek kan basıncı olabileceği gibi, stres, uykusuzluk, alınan bazı ilaçlar ve çevre koşulları da baş ağrısı nedeni olabilir.

Eğer baş ağrısı;

- Başın çevresini sıkan bir kuşak tarzında, sürekli ve kunt bir ağrı ise, gerginlik baş ağrısı olabilir.

- Zonklayıcı, tek taraftan başlayan ve bulantı ile birlikte ise, migren olabilir. Baş ağrısında önce ışık titreşimleri gibi görme bozuklukları ortaya çıkabilir.

- Kızaran ve sulanan bir gözün etrafında, yüzün aynı tarafında burun akıntısı ile birlikte zonklayıcı bir ağrı varsı , küme ağrısı olabilir.

- Burun akıntısı veya tıkanıklığı ile birlikte yüzün arkasında sürekli bir ağrı varsı ve öne eğilmeyle artıyorsa, sinüzit ağrısı olabilir.

Rahatsız edici ve ağrılı olmalarına rağmen, birçok baş ağrısı basit sağlık problemi olarak kabul edip, aspirin veya başka bir analjezikle kolaylıkla tedavi edilebilir. Ancak, ağrı şiddetli ise, sık sık tekrarlıyorsa ve ağrıyla birlikte bulantı-kusma, uyuşukluk, güçsüzlük gibi başka bulgular da varsa , mutlaka bir uzman tarafından değerlendirilmelidir.

Sırt-Bel ağrısı :

Omurgaya kuvvetli ve esnek olması için gerekli özenin gösterilmemesi sırt ve bil ağrılarını son yıllarda yaygın hale getirmiştir.

Bel Ağrılarına En Çok Yol Açan Nedenler:

Kötü duruş: omurganın doğal eğimlerine ve kas dengesine ters düzen çalışma veya oturma pozisyonları, omurgayı destekleyen kas ve bağlarda gerginliğe ve zayıflamaya yol açar. Kas ve bağların desteği azalınca, omurlar arasındaki eklemlere taşıyabileceğinden fazla yük biner. Sonuçta, omurgada dejenerasyon ve ağrı ortaya çıkar.

Aşırı gerginlik: günlük yaşamın stresi içine, pozisyon değiştirilmesi veya yapılan harekete ara verilmesi için sırttan gelen uyarılar göz ardı edilir veya fark edilmez. Aşırı gerginlik sonucu sırt kasları veya omurlar arasındaki diskler incinebilir.

Travmatik zedelenmeler: Otomobil kazaları , endüstriyel kazalar veya spor kazaları sıklıkla bel yaralanmalarına neden olurlar.

Dejenerasyon: Omurga yaşla birlikte doğal olarak dejeneratif değişiklikler ortaya çıkarmaktadır. Uygun olmayan hareketler ve vücut pozisyonları bu işlemi hızlandırmaktadır. Artirit, osteofitler (omurga ve eklemlerin yüzeyindeki kemik büyümeleri), osteoporoz (Kemik Erimesi), disklerin yaşlanması ve faset eklem harabiyeti, yaş ilerlemesi ile birlikte ortaya çıkan ve ağrıya neden olan hastalıklardır.

Disk hernisi: Bel fıtığı da denilen disk hernisinde, dışarı fırlayan disk sinir köküne baskı yaparak ağrıya sebep olur.

Yapısal anomaliler: spondikolisthesis, skolyoz, spina bifida gibi doğuştan omurga bozukluklarına bağlı olarak ağrı ortaya çıkabilir. Tanıları genellikle radyolojik incelemelerle konur.

Bel ağrılarında tedavi yatak istirahat ile , ilaç veya cerrahi tedaviye kadar çeşitlilik gösterir.

Kanser ağrıları:

Erken tanı ve tedavi olanaklarının artması sonucu, birçok kanser tipinde yaşam sürelerinin dramatik olarak uzamasına karşın, kanserin neden olduğu ağrı, hastaların başta gelen yakınmasıdır. Kanser ağrısının başlıca neden, tümörün ağrıya hassas dokulara yayılması veya radyoterapi de ağrıya yol açabilir. Kanser ağrı tedavisinin temelin yüksek doz opioid ilaç kullanımı oluşturur. Son yıllarda, subaraknoid veya epidural kateter yerleştirilmesi ve buradan opioid ilaç verilmesi yaygınlık kazanmaktadır. Böylece kullanılan opioid dozu çok azaltılabilmektedir.

AĞRI TEDAVİSİNİN GELİŞİMİ:

Kronik ağrı ilk kez 1930 yılında bağımsız bir hastalık olarak tanımlanmıştır. İlk ağrı kliniği 1960 yılında ABD'de kurulmuştur. 1960'dan bu yana ağrı tedavisi ile ilgili büyük gelişmeler sağlanmıştır. Bunların başında, ağrının çeşidi uzmanlık dallarından hekimlerin oluşturduğu ekiplerin, ağrılı hastanın değerlendirilmesini ve tedavisini birlikte yapmaya başlamaları gelmektedir.

Ağrı sübjektif bir histir. İnsanların ağrıya verdikleri tepki daha önce yaşadıkları ağrılı olaylardan edindikleri deneyimlere, kişisel özelliklerine , hatta eğitim düzeylerine göre farklılıklar gösterir. Bu nedenle ağrının şiddet derecesini belirlemek güçtür. Ağrının şiddetinin, yaşamınız üzerindeki etkilenin saptanması ve size en uygun tedavinin belirlenebilmesi için şu sorulara cevap vererek bir günlük tutmanız size ve doktorunuza yol gösterecektir.

1. Vücudunuzun hangi bölgesi ağrıyor?

2. Ağrı nasıl başladı?

3. Ağrı ne zaman başladır?

4. Nasıl bir ağrı var (Zonklayıcı, batıcı, yanıcı gibi)?

5. Ağrını şiddeti nedir?

6. Ağrının azalmasını sağlayan faktörler var mı? Varsa nedir?

7. Ağrının artmasına neden olan faktörler var mı? Varsa nedir?

8. Ağrı sürekli mi, gidip geliyor mu?

9. Ağrı günlük yaşamınızı, işinizi nasıl etkiliyor?

 
:: İletişim :: Site Haritası :: Medart'a Ulaşın
Copyright © 2005-2006 MedArt Tıp Merkezi