:: English Site
 
HEPATİT:

(Viral Hepatit)

Sarılık Nedir?

Sarılık, kanda alyuvar yıkımı sonucu oluşan bir tür boya maddesinin (bilirübin) artmasıyla vücudun sarı renge boyanmasıdır. Sarılık bir hastalık olmayıp, birden çok hastalıkta ortaya çıkan bir bulgudur. Kandaki boya maddesi, aşırı miktarda alyuvar yıkımı ve karaciğer hücre zedelenmesi nedeniyle bu maddenin yeterli alınıp işlenememesi veya safra ile atılamamasına bağlı olarak artmaktadır. Mikrobik ya da mikrobik olmayan nedenlere bağlı olarak sarılık gelişebilmektedir.

Hepatit nedir?

Karaciğer iltihabına hepatit diyoruz. Hepatit mikroplara bağlı olabildiği gibi, mikroplara bağlı olmaksızın da gelişebilir. İlaçlara bağlı olan hepatit, mikrop dışı hepatitlerin bir örneğidir. Virüs dediğimiz bazı mikroplar da karaciğer iltihabına, yani hepatite neden olur. Bu hepatit türüne viral hepatit diyoruz. Çok değişik virüsler hepatite neden olur. Özellikle hepatit yapan virüslere hepatit virüsleri denir. Bunlar alfabe harfleriyle gösterilir. A, B, C, D (delta), E, ve G olmak üzere şimdiye kadar tanınmamış 6 tür hepatit virüsü vardır. Hepatit G'nin ayrı bir virüs olup olmadığı günümüzde tam olarak aydınlanmamıştır. Bu virüslerin yol açtığı hastalık tabloları benzerlik gösterse de bazı farklı yönleri vardır. Yine bu virüslerde bulaşma yolları farklı olup bazılarının aşısı vardır. Biz burada Hepatit A, C, D ve E hakkında bilgi verip özellikle Hepatit B üzerinde duracağız.

Hepatitin belirtileri nelerdir?

Hepatit hangi nedene bağlı olursa olsun benzer belirtiler verir. Bazen sessiz seyredebilir ve kişiler tarafından gribal enfeksiyona bağlanabilir. Bazen de hastalık çok ağır seyir göstererek karaciğer yetmezliği ve komaya kadar gidebilir. Hepatit deki diğer bulgular şunlardır:

- Vücudun sarı renge boyanması, idrar renginin koyulaşması, gaita renginin açılması,
- Ateş, eklem ağrısı, kas ağrısı, bulantı, kusma ve en önemlisi iştahsızlık,
- Çocuklarda bazen ishal,
- Karın sağ tarafında ağrı ve karaciğerde büyüme,
- Deri döküntüsü ve kaşıntı.

Hepatit A nedir?

Hepatit A, ani olarak gelişen, müzminleşmeyen (kronikleşmeyen) kendiliğinden iyileşen, seyrekçe karaciğer yetmezliği ve bazen de ölüme yol açabilen hepatiti (fulminan hepatit) yapan bir virüstür. Bu virüs, gaitanın sulara veya yiyeceklere bulaşması ve bu suyun veya yiyeceklerin tüketilmesi sonucu insanlara bulaşır. Kuluçka süresi 15-50 gündür. Bulaşma kaynağı hepatit A geçirmekte olan diğer insanların gaitasıdır. Hastalık bazen az bulgu vererek sarılıksız seyredebilir. Bu durum halk arasında gizli sarılık olarak adlandırılır. Hastalık çoğunlukla çocukluk ve genç erişkinlerde görülmekte olup, bazen salgınlar yapabilir. İlkbahar aylarında daha sık görülür. Hastalık kendiliğinden iyileşir ve müzminleşme kural olarak yoktur. Korunmada dikket edilecek önemli noktalar: Gaita ile olan bulaşmalar önlenmeli, bilinmeyen sular içilmemeli, yiyecekler yenmemeli, Hepatit A olduğu bilinen hastanın tuvalet malzemeleri temiz tutulmalı, tuvalete girdikten sonra tuvalete çamaşur sulu veya zefiranlı su dökülmeli, bir şeyler yiyip içmeden önce eller bol su ve sabunn ile iyice yıkanmalıdır. Eğer kuşkulu bir buluşma söz konusu ise, hemen immünglobin ve aşı uygulanması koruma sağlayabilmektedir. Bunun dışında, aşı Hepatit A'nın çok yaygın olduğu bölgelere seyahat edenlere yapılabilir.

Hepatit C ve D (delta) nedir?

Hepatit C kendini çok hızlı değiştiren, bu nedenle de aşı üretilmesinin mümkün olmadığı, hepatite neden olabilen bir diğer virüstür. Çoğunlukla, kan yolu, cinsel temas ve anneden bebeğe bulaşma olabilir, ancak nadirdir. Kuluçka süresi, 2-26 haftadır. Hepatit C'yi kapan hastalarda hastalık daha az bulgu vermektedir. Hastaların % 25'i iyileşirken, % 60-90 gibi bir oranda büyük bir kısım müzminleşmektedir (kronikleşmektedir). Müzminleşen hastalar % 20-40 oranında karaciğer sirozuna girebilmektedir. Antiyotik vb. bir ilaç tedavisi söz konusu değildir. Çeşitli ilaçlar denenmektedir ancak, cevap uzun süreli değildir ve cevap hastadan hastaya değişmektedir. Hastalığın aşısı yoktur. Bulaşma sonrası uygulanacak immünglobulin gibi koruyucu tedavilerin yeri yoktur. Mutlaka kan temasından kaçınmak, şüpheli kişilerle cinsel temasta bulunmamak ve kan vericilerinin taranması korumada önemli yer tutar. Aşağıda, Hepatit C açısından risk altında olan gruplar belirtilmiştir:

- Damar içi ilaç kullananlar (uyuşturucu bağımlıları),
- Sık sık kan nakli alan kişiler,
- Organ nakli yapılmış kişiler,
- Diyaliz alan hastalar,
- Homoseksüeller,
- Hepatit C olduğu bilinen kişilerin eşleri ve çocukları,
- Zeka özürlüler,
- Hepatit C olduğu bilinen ailenin bebeği,
- Özellikle dişçi ve cerrahlar olmak üzere sağlık ekibi,
- Alkolikler.

Hepatit D (delta) virüsü, yapısal olarak eksik bir virüstür ve tek başına hastalık yapamaz. Ancak hepatit B'nin varlığında hastalığa neden olabilir. Çoğunlukla kan, cinsel temas, şüpheli iğnenin batması şeklinde bulaşma gösterir. Kuluçka süresi 2-12 haftadır. Müzminleşme ve karaciğer sirozu gelişmesi sıktır. İnsanların kan yolu ile bulaşma ve cinsel temasa dikkat etmeleri bulaşmayı önlemede önemlidir. Kendine has tedavisi ve aşısı yoktur. En etkili korunma yolu Hepatit B'ye karşı aşılamaktır.

Hepatit E nedir?

Hepatit E, Hepatit A1'ya benzer. Gaita ile bulaşır. Yoğun salgınlara neden olur. Kuluçka süresi 5-15 gündür. Hamile kadınlarda hastalık yaptığı zaman ölüm oranı yüksek olmaktadır. Hastalık müzminleşmemektedir. Aşısı ve spesifik tedavisi yoktur. Korunmada immünglobulin uygulaması başarısızdır. Hepatit A'da olduğu gibi, hijyen koşullarına dikkati etmek korunmada önemli bir yer tutmaktadır.

Hepatit B nedir?

Hepatit B hepatit yapan diğer virüslerden farklı bir virüstür. Karaciğer kanseri ile ilişkisi olduğu bilinen ilk virüsdür. Hepatit B üzerinde ısrarla durulması gereken önemli bir sağlık problemidir. Dünyada yaklaşık 2 milyar kişinin hepatit B ile temas etmiş olduğu ve bunlardan da yaklaşık 300 milyonunun (ki % 95'i gelişmekte olan ülkelerde olmak üzere) taşıyıcı olduğu hesaplanmaktadır. Her yıl 50 milyon yeni Hepatit B vakası ortaya çıkmakta ve Hepatit B'ye bağlı 1-2 milyon ölüm görülmektedir. Hepatit B sigaradan sonra en önemli kinci kanserojen faktördür. Dünyada bir günde Hepatit B ye bağlı ölenlerin sayısı AIDS'e bağlı bir yılda ölenlerin sayısından daha fazladır. Hepatit B, AIDS'ten 100 kat daha kolay bulaşabilmektedir. Hepatit B bulaştıracak kan miktarı 0.00004 ml iken, AIDS bulaştıracak kan miktarı 0.1 ml'dir. Hepatit B'li bir hastanın kanına temas etmiş iğnenin batmasıyla hepatit B gelişme ihtimali % 7-30 iken, AIDS'li hastanın kanı ile temas etmiş bir iğnenin batması ile AIDS gelişme ihtimali % 0.5'dir. Ülkemize baktığımızda, nüfusumuzun % 5'inin (yaklaşık üç milyon insan) Hepatit B taşıyıcısı, her üç kişiden en az 1'inin hepatit B ile karşılaşmış olduğu görülmektedir. Buna karşın AIDS tespit edilen sayı 400'dür.

Hepatit B çok değişik yollarla bulaşabilmektedir. Bu bulaşma yolları aşağıda belirtilmiştir:

- Kan ve kan ürünleri ile,
- Hepatit B'li hastanın kanı ve salgılarıyla bulaşmış iğne, enjektör vb aletlerle,
- Diyaliz yoluyla,
- Damardan uyuşturucu kullanma yoluyla,
- Diş yapma, çekme ve ağız ile ilgili cerrahi girişimlerle,
- Akupunktur, dövme, kulak delme ve tıraş yoluyla,
- Anneden bebeğe geçiş,
- Aile içi geçiş,
- Cinsel temas.

Hepatit B'nin kuluçka süresi 28-180 gündür. Hastalığın % 65'i sessiz geçmektedir. Hastalık erişkinlerde % 5-15 oranında, yeni doğanda % 95-98 oranında müzminleşmekte, bunların % 20-40'ı kronik hepatite dönüşmekte ve kronik hepatit gelişen hastalarda da karaciğer sirozu ve karaciğer kanseri gelişebilmektedir.

Hepatit B açısından bazı risk grupları Hepatit B gelişme ihtimali diğer bireylerden daha fazladır. Bu gruplar aşağıda sıralanmıştır.

- Hepatit B taşıyan annelerin bebekleri,
- Hepatit B taşıyan bireylerin eşleri, cinsel arkadaşları ve aile bireyleri,
- Homoseksüeller ve hayat kadınları,
- Damardan uyuşturucu kullananlar,
- Diyaliz hastaları,
- Çok miktarda kan nakli yapılan hastalar,
- Bağışıklık yetmezliği olan hastalar,
- Bakım evlerinde ve toplu yaşam yerlerinde yaşayanlar,
- Sağlık personeli.

Hepatit B'ye özgü bir tedavi şekli yoktur. Denenen bir çok ilaca yanıt, bireyden bireye değişmekte ve uzun süreli olmamaktadır. Hepatit B'li hasta anı ve sekresyonu ile temas ettiği bilinen bireye derhal immünglobulin ve hepatit B aşısı yapılmalıdır. Günümüzde üretilen aşıların hepsi ayrıştırma olasılığı yoktur. Çeşitli şemalar uygulansa da, en çok 0, 1, 2. aylarda yapılıp 1 yıl sonra tekrar edilen şema uygulanmaktadır. Bağışıklık sağlandıktan sonra, eğer bağışıklık düzeyi yeterli ise, 5 yıllık aralarla takip edilmeli, eğer bağışıklık düzeyi koruyuculuğun altına inerse bir doz hatırlatma dozu yapılır.

Aşı içinde bulundurduğu thimersol denilen maddeye karşı alerjisi olanlara yapılmamalıdır. Hamilelikte genelde aşı nerilmese de, riski de yoktur. Eğer hepatit B'ye yakalanma şansı varsı aşı yapılmalıdır. Aşıya bağlı olarak, aşı yerinde ağrı, kızarıklık ve hafif kırıklık görülebilir. Bunlar ateş düşürücüler ve ağrı gidericiler ile tadavi edilir. Çok nadiren ağır reaksiyonlar görülür. Hepatit B aşısı, Hepatit B'nin yaygın olarak bulunduğu ülkelerde çocukluk çağı aşıları içine konulmuştur. Aslında, Hepatit B'nin gidişatı ve sonuçları göz önüne alındığında, bizim gibi gelişmekte olan veya gelişmemiş tüm ülkelerde, Hepatit B'ye karşı bağışıklığı olmayan herkese uygulanması önerilir. Hepatit B aşısı önerilen hasta grupları aşağıda sıralanmıştır.

- Sağlık personeli,
- Kan alan hastalar,
- Kan ve kanser hastaları,
- Hastalığın yoğun olarak bulunduğu bölgelerde yaşayanlar,
- Askeri personel,
- Cenaze yıkayıcılarına,
- Kan ile çalışanlara,
- Homoseksüeller ve hayat kadınları,
- Mahkumlar,
- Damar içi uyuşturucu kullananlar,

Hepatit B taşıyan bireyin ailesindeki diğer bireyler ya da bu bireylerle aynı yerde yaşayanlara hepatit B aşısı önerilmektedir.

 
:: İletişim :: Site Haritası :: Medart'a Ulaşın
Copyright © 2005-2006 MedArt Tıp Merkezi