|
ŞEKER HASTALIĞI (DIABETES MELLITUS):
Şeker (Diyabet) merkezi nedir ve ne yapar?
Özel olarak oluşturulan diyabet merkezi bir ekip halinde çalışır.
Hastalığın erken tanınmasını, erken tedavisinin planlanmasını, risk
gruplarının belirlenmesini ve bunların izlenmesini yürüten bir merkezdir.
Yine bu merkez, sizi hastalık ve tedavisi konusunda ayrıntılı olarak
bilgilendirecek, eğitecek, zaman sınırı olmaksızın tüm sorularınıza
yanıt verecektir. Hastalığa bağlı gelişecek diğer organ bozuklukları
konusunda sizi erken dönemde uyarıp bunların tedavi edilmesini sağlayarak,
daha ileride üzücü olayların gelişmesini önlemek amacındadır. Bu
merkezde düzenli izlenmeniz daha sağlıklı yaşamanıza yardımcı olacaktır.
Şeker Hastalığı nedir?
Şeker hastalığı sadece kanda şeker yüksekliği ve buna bağlı belirtilerin
olduğu bir hastalık tablosu değildir. Şeker hastalığı, pankreas
dediğimiz organdan insülin hormonunun yetersizliği veya hiç salgılanmaması
sonucu, kanda şeker yüksekliğinin ortaya çıkması yanında yağ metabolizması,
protein metabolizması bozukluğu gibi bir çok bozukluğun birlikte
olduğu karışık bir hastalıktır. Bütün bu bozuklukların sonucu kalp,
beyin ve sinir sistemi, böbrekler, göz ve damar sistemi etkilenmektedir.
Kalp ve damar sisteminde damar tıkanıklığı, tansiyon yüksekliği
veya pozisyona bağlı tansiyon düşmesi, kalp krizi, kalp yetmezliği
gibi durumlar gelişebilmektedir. Beyine giden damarlar tıkandığında
felç; sinirler etkilenerek hissizlik ve anormal sinir ağrıları;
böbrekler etkilenince böbrek yetmezliği; idrar yollarında sık iltihaplanmalar;
göz etkilendiğinde göz içi kanamalar, katarakt, körlük; damar sisteminin
etkilenmesine bağlı cinsel iktidarsızlık ve el ve ayaklarda kangrenler
gelişebilmektedir. Bunun dışında kan şekeri yüksekliği bazen komaya
ve hatta ölüme neden olabilmektedir. Bu nedenle şeker hastalığı
üzerinde önemle durulması, mutlaka tedavi edilmesi gereken ve ihmale
gelmeyen bir hastalıktır.
Normal kan şekeri değerleri nelerdir? Gizli şeker ve şeker
hastalığı ne demektir?
En az 8 saatlik açlıktan sonra alınan açlık kan şekerinin 110 mg/dL'nin
ve yemeklerden 2 saat sonra alınan tokluk kan şekeri değerinin de
140 mg/dL'nin altında olması gereklidir. Eğer açlık kan şekeri 110-140
mg/dL arasında ise şeker tahammülsüzlüğü ve 2 hafta ara ile en az
2 defa ölçülen açlık kan şekeri 140 mg/dL'nin üzerinde ise şeker
hastalığı olarak adlandırılmaktadır. Yemekten 2 saat sonra alınan
kan şekerinin 140-199 mg/dL arasında olması da şeker tahammülsüzlüğü
ve 200 mg/dL'nin üzerinde olması şeker hastalığı olarak adlandırılır.
Halk arasında şeker tahammülsüzlüğü, gizli şeker olarak tanımlanmaktadır.
Şeker tahammülsüzlüğü de aynen şeker hastalığı gibi değerlendirilmelidir.
Eğer şeker tahammülsüzlüğü şüphesi var ise şeker yüklemesi yapılmalıdır.
Şeker yükleme testi nedir ve nasıl yapılır? Kimlere şeker
yükleme testi yapılmalıdır?
Şeker yükleme testi bazı şüpheli durumlarda şeker tahammülsüzlüğünü
veya şeker hatalığını ortaya çıkarmak için yapılan bir testtir.
Şeker yükleme testi 10-16 saatlik açlıktan sonra yapılır. Hasta
sakin bir test odasına alındıktan sonra kan alınır. Arkasından bir
su bardağı suda eritilmiş 75 g glukoz (şeker) beş dakika içinde
içirilir. İki saat süre ile her 30 dakikada bir kan alınır. Bazen
kan şekeri düşmesi şüphesi olanlarda (reaktif hipoglisemi) bu test
5 saate kadar uzatılır. Test süresince bireyin sigara içmemesi,
fazla dolaşmaması, zorunlu olmadıkça (su dışında) bir şeyler yiyip
içmemesi sağlanmalıdır.
Şu kişilere şeker yükleme testi yapılır:
1. Açlık ve tokluk kan şekeri normalin üzerinde olmakla birlikte
şeker hastalığı dedirtecek düzeyde olmayan bireylere,
2. Hamilelik şeker hastalığı veya hamilelik gizli şekerini araştırmak
amacıyla,
3. Şişman olan ve ailesinde şeker hastalığı olanlara,
4. İri bebek dünyaya getiren kadınlara,
5. Reaktif şeker düşüklüğü denilen yemek sonrası şeker düşüklüğü
olabileceği düşünülen bireylere,
6. Ameliyat ve benzeri stres durumlarında şekeri yükselen bireylere
bu durumlar ortadan kalktıktan sonra şeker yükleme testleri yapılabilir.
Kaç tip şeker hastalığı vardır?
Başlıca 2 tip şeker hastalığı vardır. Bunlar tip I (insüline bağlı
şeker hastalığı) ve tip II (insüline bağlı olmayan şeker hastalığı)
olarak ayrılır. Tip I şeker hastalığı çok gençlerde görülür ve mutlaka
insülin kullanılması gereklidir. Tip II şeker hastalığı veya insüline
bağlı olmayan şeker hastalığı ise orta ve ileri yaşlarda, şişman
bireylerde ortaya çıkmaktadır ve tedavide insülin kullanılması şart
değildir.
Şeker hastalığının belirtileri nelerdir?
Şeker hastalığında belirtiler basit belirtilerden, koma ve ölüme
kadar değişebilir. Şeker hastalığının ilk belirtisi halsizliktir.
Bu bulgu şeker hastalığına özgü olmadığından gözden kaçabilir. Arkasından
aşırı susuzluk, makatta ve kadınlık yollarında bir türlü iyileşmeyen
anormal kaşıntı olabilir. Bu bulgular özellikle ailesinde şeker
hastalığı olanlarda dikkate alınmalı ve ayrıntılı inceleme yapılmalıdır.
İlerleyen zaman içinde çok su içme, çok idrar çıkma, çabuk acıkma
ve iştah artışı gibi daha çok şeker hastalığına özgü olabilen belirtiler
ortaya çıkabilir. Bunlarla birlikte uyuşma, karıncalanma, görme
bozukluğu, bulantı, hazımsızlık gibi belirtiler görülebilir.
Şeker hastalığı hangi organlarda ne gibi bozukluklara neden
olabilir?
1. Deride kaşıntı, pullanma, dökülmelere ve iyileşmesi güç yaralara
neden olur.
2. Sindirim sisteminde dişeti iltihaplarına, ağız içi yaralarına,
mide-barsak hareket bozukluklarına, sindirim bozukluklarına, karaciğerde
yağlanma ve safra kesesi taşlarına neden olabilmektedir. Ayrıca
bu hastalarda nedensiz ishal ve kabızlık dönemleri olabilir.
3. Damar sisteminde tıkanıklara neden olarak, kangren, kalp krizi,
felç, böbrek yetmezliği ve erkekte iktidarsızlık gibi durumlara
neden olur.
4. Gözde katarakta, göz içi kanamalarına ve körlüğe neden olabilir.
5. Şeker hastalığı, sinir sistemini bozarak duyu bozukluklarına,
ani tansiyon yüksekliklerine neden olabilmektedir.
6. Erkeklerde erken dönem iktidarsızlığa, kadınlarda ağrılı adete,
adet görmemeye ve erken menapoza neden olabilmektedir.
Şeker hastası kesinlikle şekerli gıdalar tüketemez mi?
Şeker hastası sağlıklı bireylerdekine benzer bir perhiz izleyebilir.
Yenmemesi gereken tek şey basit şekerlerdir (tatlılar, sakkaroz,
bal, şekerli içecekler). Diğer yiyecekleri tamamen kesmek yerine
azaltmak yerinde olur.
İnsülin nedir, nasıl uygulanır, dikkat edilmesi gereken
özellikler nelerdir?
İnsülin pankreas denilen organımızdan salınan, kan şekerinin düzenlenmesini
sağlayan bir hormondur. İnsülin derialtına yapılmalıdır. Bazı ayrıcalıklı
durumlarda damar içine ve kas içine de yapılabilir. Bu amaç için
özel üretilen enjektörler vardır. Enjektörün tamamen batırılması
ile deri altına ulaşılır. İnsülin buz dolabı kapağında saklanmalı,
çıkarır çıkarmaz uygulanmamalı, kısa bir süre oda sıcaklığında tutulmalıdır.
İnsülin uygulamadan önce, insülin şişesi alt üst edilerek yeterli
karışması sağlanmalı, temizliğe dikkat edilmeli, elleri ve iğne
yapılacak bölgeyi iyice temizlemelidir. Unutmamak gerekir ki şeker
hastası mikroplara karşı duyarlıdır. Bu nedenle gelişecek bir mikrobik
hastalık tablosu bir yandan şeker durumunu bozarken, diğer yandan
da iyileşmesi zorlaşmaktadır. İnsülin genelde yemekten 20-40 dakika
öncesinde yapılmalıdır. Arkasından mutlaka yemek yenmelidir. Eğer
yemek yenmezse kan şekeri çok düşerek ciddi sorunlar ortaya çıkabilecektir.
İnsülin vücudun her yerine yapılabilir. Ancak koltuk altı, kasık
bölgesi gibi iltihaplanmaların kolay olacağı bölgelerle, emilimin
hızlı olduğu kol ve bacak gibi bölgelere yapılmamalıdır. İnsülin
yapılan bölgenin 3 cm etrafına 1 haftadan önce yeniden insülin yapılmamalıdır.
Aksi halde insülin yeteri olarak emilemeyecektir.
Şeker hastalığının tedavisi var mıdır?
Şeker hastası hap tedavisi almaya başlayınca vücudu alışmakta, zamanla
ilaç dozunu arttırmaya hatta insüline geçmeye ihtiyaç olmakta, insüline
geçince de insülini bir daha hiç bırakamamaktadır. Bu nedenle zorunlu
kalmadıkça ilaç alınmazsa olmaz mı? Günümüzde gerek perhiz gerekse
ilaç ve insülin uygulamaları, kan şekerinin ayarlanmasıyla gelişebilecek
organ hasarını geciktirmek ve en aza indirmek için uygulanmaktadır.
Diğer bir deyimle kan şekeri kontrolü sağlanabilmektedir. Yani uygulamalara
son verilirse şeker tekrar yükselecek ve vücut için zararlı olacaktır.
Bu nedenle hem perhiz hem de ilaç veya insülin tedavisi bir günlük,
haftalık, aylık ya da yıllık olmayıp ömür boyudur.
Zaman içinde pankreas insülin deposu azalacağından perhiz, tek bir
ilaç yetmeyebilir. Böyle durumlarda ilaç sayısı, dozu arttırılabilir.
Bu vücudumuzun ilaca karşı duyarsız olmasının sonucu değil, ihtiyacımızın
artmasının bir sonucudur. Hatta bütün ilaçları en yüksek dozda kullanmak
bile kan şekerinizi düşüremeyebilir. Bu durumda insülin tedavisine
geçilir. İnsülin tedavisi doğala en yakın tedavi şeklidir. Zaman
içinde de insülin ihtiyacınız artabilir veya azalabilir ve insülin
dozunuzun arttırılması gerekebilir. Bütün bu girişimlerin vücudunuza
vereceği zarar yüksek şeker düzeyinin vereceği zarardan çok daha
düşüktür. Bu zarar gözardı edilebilir.
Şeker hastasının perhiz ve ilaç konusunda dikkat etmesi
gereken durumlar nedir?
Şeker hastası kendisine verilen perhize ve tedavi şemasına tam olarak
uymalıdır. Kendisine verilen ara öğünler de dahil olmak üzere o
gün için verilen yiyeceğini tüketmelidir. "Canım istemiyor"
diye öğünlerini bırakmamalıdır. Aksi takdirde şeker yüksekliğinden
daha tehlikeli olan şeker düşüklüğü ve koması ile karşı karşıya
kalabilir. Şeker hastası "çok yiyebilirim, nasıl olsa daha
çok ilaç alırım bu da şekeri dengeler" düşüncesiyle perhizini
ve ilaç düzeyini bozmamalıdır. Unutulmaması gerekir ki kısa süreli
de olsa şeker yüksekliği vücudumuzda zarara neden olmaktadır.
Şeker hastasının perhiz, insülin ve ilaç dışında dikkat
edeceği başka konular nelerdir?
Şeker hastası olarak yapmamız gerekenler şunlardır:
1. Perhize kesinlikle sıkı uyunuz, ihmal etmeyiniz ve sürekli yapınız.
Unutmayınız ki perhiz tedavinizin önemli bir parçasını oluşturmaktadır.
Basit şekerlerden (şeker, çikolata, hazır meyva suları vb) kesinlikle
kaçınınız. Lifli sebze ve meyveler şeker ihtiyacınızı karşılayacağı
gibi kan şekerinizin daha iyi seyretmesini sağlayacaktır.
2. Fazla kilolardan kurtulup ideal kilonuza ulaşınız ve bunu devam
ettiriniz; ideal kilonuza dönmeniz hem şekerinizi yoluna koyacak
hem de ilaç ihtiyacınızı azaltacaktır.
3. Sizi sıkmayan ancak sürekli yapabileceğiniz bir fiziksel aktiviteye
başlayınız (Koşma, tempolu yürüme, tenis vb) ve bunu sürekli yapmaya
gayret ediniz; yine egzersiz hem kan şekeri ayarında yardımcı olacak
hem de ilaç ihtiyacınızı azaltacaktır ve ideal kilonuzu korumanızı
sağlayacaktır.
4. Sigara içmeyiniz ve mutlaka içenleri uyarınız ve mümkün olduğunca
sigara içilen ortamda bulunmayınız. Unutmayınız ki şeker hastalığı
ile birlikte sigara içmek kangren, kalp krizi ve felç gibi riskleri
defalarca arttırmaktadır.
5. Alkol tüketimini en aza indiriniz.
6. Kolesterol ve tansiyon değerlerinizi mutlaka kontrol ettiriniz
ve yüksekse gerekli önlemleri almak için doktorunuzu uyarınız.
7. İlaçlarınızı aksatmadan alınız.
8. Düzenli aralıklarla veya doktorunuzun belirleyeceği aralıklarla
mutlaka kontrole gidiniz. Bu gelişebilecek bazı organ bozukluklarının
erken tanınmasına ve tedavisine olanak sağlayacaktır (örneğin göz
içi kanaması ve kalp damar tıkanıklığı gibi).
Şeker hastasının dikkat edeceği başka konular nelerdir?
Şeker hastasında yara iyileşmesi zor ve mikroplara daha duyarlı
olduklarından aşağıdaki hususlara şeker hastaları ayrıca dikkat
etmelidirler.
1. Şeker hastası, ayak parmaklarının içinde rahat edeceği, sıkmayacak,
vurmayacak ayakkabılar seçmelidir. Sıkı, yıpranmış ya da parmaklara
baskı yapan sivri burunlu ayakkabıları asla giymemelidir. Ayakkabıyı
giymeden önce içinde kesici, delici vb bir şeyin olup olmadığı sık
sık kontrol edilmelidir. Ayaklar her gün ılık suda (asla sıcak değil)
yumuşak bir sabunla yıkanmalı, pudralanmalı ve iyice kurulanmalıdır.
Kuru ciltlere ve topuk bölgelerine yumuşatıcı vazelin sürülmelidir.
Kaşıntı veya en ufak bir değişiklikte doktora haber verilmelidir.
2. Tırnaklar derin kesilmemeli, tırnak batmasından kaçınılmalıdır.
Tırnaklar yumuşak oldukları dönemde, özellikle banyodan sonra kesilmelidir.
Nasırlar kesilmemeli, nasır yakısı kullanılmamalıdır.
3. Sakal traşı için mümkünse traş makinası kullanılmalı, jilet
vs kullanılmamalıdır. Koltuk altı vb iltihaplanmaya müsait yerlerdeki
kıllar çekilmemeli, mesafeli olarak kesim sağlanmalıdır.
4. ACİL DURUMLAR İÇİN YANINIZDA, ÇANTANIZDA, ARABANIZDA ŞEKER HASTASI
OLDUĞUNU BELİRTİR KÜNYE VB İŞARETLERİ MUTLAKA TAŞIYINIZ.
Şeker düşüklüğü ve koması nedir? Nasıl korunulur?
Bazen verilen tedavi ile birlikte yeterli besin alınmazsa tedavi
fazla gelip kan şeker düzeyini normalin çok altına düşürebilir.
Bu durumda hafif bilinç bulanıklığından komaya ve geç alınırsa ölüme
kadar giden tablolar ortaya çıkabilir. Bu nedenle şeker hastası
mutlaka öğünlerini eksiksiz almalıdır.
Şeker düşüklüğünün belirtileri nelerdir?
Şeker düşüklüğünün bulguları şunlardır:
- Ani gelişen açlık,
- Huzursuzluk,
- Ani yorgunluk,
- Terleme,
- Bulanık görme,
- Konsantrasyonun bozulması,
- Çarpıntı,
Uyku hali gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Bazen şeker hastası
tek başına koma halinde bulunabilir. Bu nedenle şeker hastaları
şeker düşüklüğü açısından diğer şeker hastalarıyla iletişim kurmalı,
onların şeker düşüklüğünde neler olduğunu öğrenmeli ve kendisinde
gelişmişse durumunu karşılaştırmalıdır. Bazen şeker düşüklüğü kendini
sarhoşlukla gösterebilir. Şeker hastalığı olduğu bilinen bir bireyde
bu bulgular ortaya çıkmışsa kan şeker düşüklüğü akla gelmeli ve
zaman kaybetmeden hemen şeker verilmelidir. Bu uygulama hayat kurtarıcıdır.
Kan şeker düşüklüğünü yapan nedenler nelerdir?
Kan şekeri düşüklüğünün üç nedeni olabilir.
1. Yeterince yemek yenmemesi. Yeterince karbonhidrat içeren, ekmek,
patates, makarna, pirinç, mısır, meyve vb yiyecekleri yememiş olabilirsiniz
ya da bir öğünü atlamış olabilirsiniz.
2. İlaç almış olabilir ve ardından yemek yememiş olabilirsiniz.
3. Her zamankinden daha ağır hareket etmiş olabilirsiniz. İnsülin
tedavisi olan bireylerde şeker düşüklüğü ilaç alanlara göre daha
sık olmaktadır.
Kan şekeri düşüklüğünü nasıl önleyebilirsiniz?
Kan şekeri düşüklüğünü önlemeniz için:
- ASLA öğün atlamayınız.
- Her öğünde yeterli karbonhidrat alınız.
- Hareket yapıyorsanız, hareketten 15-30 dakika önceden karbonhidrat
içeren birşeyler atıştırın, eğer aktivite uzun sürecekse saatlik
aralarla atıştırmaya devam ediniz.
- Başucunuzda, arabanızda, spor çantanızda, alışveriş çantanızda
HER ZAMAN bir miktar şeker bulundurunuz.
Kan şekeri düşüklüğü gelişmiş ise ne yapmalısınız?
HEMEN şeker alın, şüphedeyseniz bile şeker alın. Diyet içeceklerden
kesinlikle kaçının. Bunun için 4 küp şeker, 2 çay kaşığı bal, su
bardağı dolusu meyve suyu yeterli olacaktır.
|