:: English Site
 

TİROİD GUATR VE TİROİD KANSERİ:

Tiroid, boyunda adem elması dediğimiz yapının hemen altında yer alan bir organdır. Tiroid; nabız sayısını, kan basıncını, vücut ısısını ve yiyeceklerin enerjiye dönüşümünü ayarlayan hormonları yapar ve saklar. Bu hormonlar aynı zamanda bebeklerin büyüme be gelişiminde rol alır. Tiroid, bu hormonların yapımında bazı yiyeceklerde ve tuzda bulunan iyodu kullanır.

Tiroid kanseri

Tüm kanserlerin yaklaşık %1'i tiroid kanseridir. Tiroid kanserinin nedeni çoğu olguda bilinmemekle birlikte, tiroid kanseri oluşma riskini arttıran en önemli etken özellikle çocuk yaşlarda baş-boyun bölgesinin radyasyona maruz kalmasıdır. Ayrıca tiroid kanseri kadınlarda erkeklere göre 2-3 kat daha fazla görülmektedir.

Erken tanı

Her tür kanser olgusunda olduğu gibi, tiroid kanserinde de erken tanının önemi büyüktür. Çocuklukta baş-boyun bölgesine radyasyon alan kişilerin, her 2 yılda bir doktor kontrolünden geçmesi önerilmektedir.

Belirti ve bulgular

En sık görülen belirti ve bulgular, boyunda görülen veya hissedilen nodül şeklindeki şişliklerdir. Çoğunlukla, guatr dediğimiz büyümüş tiroid bezi ile birliktedir ve "nodüler guatr" adı verilir. Ağrı son derece nadirdir. Bazen, az görülmekle birlikte, boyunda dolgunluk hissi, nefes almakta veya yutmakta zorluk, ses kısıklığı veya büyümüş lenf bezleri olabilir. Bu son gruptaki şikayetler başka hastalıklara ait olabilirse de, ayrımı için mutlaka doktor kontrolü gereklidir.

Tanı
Tiroiddeki nodülün ortaya konması ve bu nodülün kanser olup olmadığının anlaşılması için birkaç adet test yapılması gerekir. Öncelikle tiroidin fonksiyonlarının ortaya konması için kan testleri yapılmalıdır. Sonrasında tiroid sintigrafisi denilen yöntem ile tiroid bezinin iyodu yakalama özelliği ortaya konulur. Bez içindeki iyodu iyi yakalayamayan bölgeler, soğuk alanlar olarak adlandırılır. Bu alanların kanser olma olasılığı fazladır. Sintigrafide saptanan tek bir soğuk nodülün kanser olma olasılığı % 20'dir. Çok sayıdaki soğuk nodüllerde bu alan % 5-10'a kadar düşer. Ultrasonografik inceleme ile bu alanların daha çok iyi huylu olma olasılığı fazla olan kistik alanlar mı, yoksa kanser olma ihtimali yüksek alan solid bölgeler mi oldukları saptanır. Tiroid kanserinin kesin tanısı kanser hücrelerinin mikroskop altında görülmesi ile konulur. Mikroskopik inceleme için ya iğne biyopsisi ile hücrelerin alınması ya da diğer yöntemlerle ortaya konan bölgenin cerrahi olarak çıkarılması gereklidir. Eğer tiroid kanseri tanısı konulmuş ise, kanserin yayılımını ortaya koymak ve uygun tedaviyi planlamak için diğer testlere gereksinim vardır.

Tedavi

Vücudun diğer yerlerine yayılmamış tiroid kanserindeki tedavi cerrahidir. Tiroidin tamamı veya kanserli bölümü içine alan kısmı çıkarılır. Cerrahiden sonra kalan tiroid dokusunda kanser olasılığı varsa tedaviye radyoaktif iyod eklenir. Her iki tedaviden sonra da hastalara tiroid hormonları verilir. Bunun amacı hem tiroidin fonksiyonlarının devam ettirilmesi hem de kalabilecek kanser hücrelerinin büyümesinin engellenmesidir. Yayılmış tiroid kanserinde cerrahi tedavi uygulanmaz. Bu hastalara radyoaktif iyod, kemoterapi, hormon tedavisi veya radyasyon tedavisi uygulanmaktadır. Tedaviden sonra, düzenli kontroller son derece önemlidir.

Guatr

Tiroid bezinin kanser dışındaki her türlü büyümelerine guatr denir. Guatr çok çeşitli nedenlerden dolayı ortaya çıkarsa da çoğu olgudaki neden, tiroid bezinin normale göre daha az hormon salgılaması, düşük düzeylerdeki hormon nedeniyle de beyinde bir bölge olan hipofizin tiroidi daha fazla çalıştırması için uyarmasıdır. Hormon yapımındaki azalmaya sık olarak iyod eksikliği yol açmaktadır. Bu tür olan guatrda tiroid bezinin yaygın olarak ve yumuşak kıvamda büyümesi dışında başka belirti ve bulgu genellikle yoktur. Fakat erken dönemde tedavi edilmez ise büyük boyutlara ulaşabilir. Toksik guatr olarak adlandırılan hastalıkta tiroid bezinde aşırı hormon yapımı söz konusudur. Bu hastalarda sinirlilik, huzursuzluk, uykusuzluk, çabuk heyecanlanma, çarpıntı, sıcağa tahammülsüzlük belirgin şikayetlerdir. Nabız sayısında ve tansiyonda istirahatte bile yükseklik, gözlerin yuvalarından çıkmış gibi öne fırlaması, nemli bir deri, kadınlarda adet düzensizlikleri tipik tablodur. Guatrın bu iki şeklinde de tiroid bezinde yaygın bir büyüme söz konusudur. Nodüler guatr denilen şekilde, tiroiddeki büyümeye ek olarak tiroid bezi içerisinde genellikle kapsül ile sınırlanmış, çoğunlukla muayene ile farklı sertlikte olduğu tespit edilebilen nodül veya nodüller vardır. Bu nodüllerde, aşırı hormon yapımı söz konusu olursa, toksik guatr tablosu ortaya çıkar. Tüm nodüler guatrlar nodülün kanser olma olasılığı nedeniyle önem oluştururlar.

Tiroid testleri

Muayene ile tiroidde büyüme olduğu saptanan kişilerde yapılması gereken testler kandaki tiroid hormonlarının ve tiroid bezinin çalışmasını uyaran, hipofiz tarafından salgılanan hormonun miktarlarının ölçülmesidir. Bu test sonuçları ile tiroid bezinin fonksiyonları ve büyümesinin nedeni hakkında bir fikir elde edilir. Sonrasında tiroid sintigrafisi denilen yöntem ile tiroid bezinin iyodu yakalama özelliği ortaya konulur. Büyümüş tiroid bezinin homojen olarak iyodu yakalaması basit guatr tanısını düşündürürken, homojen olmayan iyod tutulum bölgeleri, daha çok nodüler guatr da gözlenir. İyodu fazla yakalayan bölgeler sıcak nodüller olarak adlandırılırken, geri kalan tiroid bezine göre iyod yakalamayan bölgeler, soğuk nodüller olarak sınıflandırılır. Ultrasonografik inceleme ile de bu alanların içi sıvı ile dolu olan kistik alanlar mı, yoksa kanser ihtimali yüksek olan solid bölgeler mi oldukları saptanır. Bu yapılan testler sonucunda tedaviyi yönlendirebilecek bilgilerimiz oluşur.

Tedavi

Yaygın olarak büyümüş, aşırı hormon salgılamayan ve büyük boyutlara ulaşmamış guatrda tiroid hormonlarının dışarıdan ilaç olarak verilmesi tedavinin esasını oluşturur. Alınan hormonlar ile tiroid bezinin, hipofiz tarafından uyarılması durur ve tiroid bezi küçülmeye başlar. Fakat büyük ve boyutları nedeniyle bası belirtileri yapan, uzun süre tedavi edilmemiş bu tip guatrlarda bezin cerrahi olarak küçültülmesi gerekebilir. Aşırı hormon yapımının söz konusu olduğu toksik guatrlarda ise yine ilaç tedavisi ilk denenecek seçenektir. Tiroid hormon yapımını azaltan ilaçlar ile hormon seviyesi normale indirilir. Bir dönem tedaviyi takiben tiroid bezinin fonksiyonları normale dönebilir. Bu seviyenin sürdürülebilmesi için sürekli ilaç gereksiniminin olması cerrahi olarak tedaviyi kaçınılmaz kılar. Cerrahi tedavideki amaç, tiroid bezinin miktarını normal seviyelerde hormon salgılayabilecek boyutlara indirmektir. Radyoaktif iyod ile tedavi de denenmektedir fakat bu tedaviden sonra da, tiroid bezinde yeterli hormon salgılanması bozulmakta, hastalar yeterli hormon ihtiyacını ancak ilaç ile karşılayabilmektedirler.

Nodüler guatrda ise nodüllerin kanser olup olmadıklarının ayrımı çok önemlidir. Kanser olmadığı saptanan nodüler guatrların tedavisi diğer guatr tedavilerinden farklı değildir. İlaç tedavisi öncelikle denenmekte, tedavi ile gerilemeyen olgularda cerrahi olarak nodüllerin de içinde bulunduğu tiroid dokusu çıkarılmaktadır. Nodüler tipteki guatrların ilaç tedavisine çok daha dirençli oldukları bilinmektedir. Ayrıca nodüllerde kanser olma olasılığının yüksek olması nedeniyle, cerrahi yöntemin ilk seçilecek tedavi olması gerektiği de öne sürülmektedir. Her türlü tedavi yönteminden sonra mutlaka doktor kontrolleri gerekir. Özellikle tiroid fonksiyon testlerinin kontrolü önemlidir. Yetersiz hormon düzeyleri, tiroidin uyarılmasına yol açarak guatrın nüksüne sebep olabileceği gibi, hormon ilaçlarının doz fazlalığında toksik guatr belirtileri ortaya çıkabilir.

 
:: İletişim :: Site Haritası :: Medart'a Ulaşın
Copyright © 2005-2006 MedArt Tıp Merkezi